Dünya’nın en çok ziyaret edilen sitelerinden FaceBook’ta dolaşırken çok hoşuma giden bir yazı karşıma çıktı. Bir gruba ait bu yazıyı siz ziyaretçilerimle paylaşmak istedim. Aşağıda yazanlardan birçok şeyi sizde yaşamışsanız sizde yaşlananlar listesine girdiniz demektir:
Süper Baba’nın müziğini flütle çalmışsanız
SHOW TV’nin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum…Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV
Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi…)
Önce hüplet sonra gümlet’ hayat felsefeniz olmuşsa
LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa…
Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız
Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız
Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız
Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa
Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu)
Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse
Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastik kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa
Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız
Işıklı spor ayakkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa
Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa
Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa
Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)
Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız
Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,
Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top, alman kalesi gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa
“bandıra bandıra ye beni” şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa
Tele On diye bir kana yüzünden maç izleyemediğinizi hatırlıyorsanız
Haftasonları çizgi film izlemek için erken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız
Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizgi filmleri art arda izliyorduysanız
Pazar geceleri yıkanma günüyse
Tetris’i süper hızla oynayabiliyorsanız,
MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız)
ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.
Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon,
Topitop, Yumiyum…vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa
Sulugöz’ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa
Tsubasa’yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız, Makabayaşi, tusubasa vb.
“Hey Corç versene borç” deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız
Macarena dansını yapabiliyorsanız
TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa
Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız
İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz
Power Rangers’ın renklerini hatırlıyorsanız
Olacak O kadar, Yasemin’in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.
Lambada’nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa
Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz
En sevdiğiniz sayı altıysa
Prince of Persia’da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları hatırlıyorsanız
Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse
Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız
annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları,
gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız
EVET YAŞLANIYORUZ.
yaaa bu kdar da olmaz!!!!
çok hoşuma gitti, özellikle kocaman bi poşet dolusu tasoya annemin el koymasını tamamen unutmuştum:)…… çok güzel olmuş ve gerçekten yaşlanıyoruz… teşekkürler
m fatih karaalp
03 Kasım 2007, 09:52
çok güzel bir yazı insanı geride bıraktıklarımızı düşünmeye sevk ediyor.
MAHMUT
19 Kasım 2007, 11:14
bide eti cino vardı. evet böle kayısılı ve portakallı olurdu.. ufak marketlerde olurdu hacı bakkal derdik. Ayrıca top alırken mikasa markası bizim için çok önemliydi. şimdi nike adidas var ama o zaman top alırken hep mikasa mı diye sorardık… çok güsel bi yazı olmuş teşekkürler.
Gökhan Ayyıldız
26 Kasım 2007, 20:31